AKŞAMLAR
bu akşam sessizce aniden,
özleminle bilenmiş bir nefes kesti derinden...
tebessümüm sayende, gözüm doldu sayende...
anılar aktı gitti yüzümden birer birer...
tüm haklarımı bir bir içime sakladım..
bize inanmayan fallara ben de hiç inanmadım.
akşamlar akşamlar hep aynı dertteyim...
mülteci ruhum bedenimde kendime misafirim.
ister kanat, ister oyna benim değil bu beden...
gecenin şafağı karanlık belli gidişinden...
sebebi gidişinden...
bu akşam büyüdüm ellerinde...
farkındayım; en güzel hediyem ellerindi...
başka ten, başka yürek
başka can, başka dilek
istemem ölümüm de ellerinden...
BEŞ
yanlızlıktan unutuldu benim adım,
siz üzülmeyin ben alışığım,
kedim bile uğramazken evime,
çift kişilik yatak benim neyime?
Dört işlemden ibaret
parmak hesabıyla bütün hayatım
eksildikçe saatler ömrümden artıyor
gelecek telaşım
anlattıkça bölmüşüm umutlarımı
duvarlara çarpa çarpa
Uyandım
Saat üç, dört, beş
bana hiç farketmez
ne zaman çalınsa kalbim
derler ki bir arkadaşa bakıpta çıkacaktık
kalan umutlarımdan birini seçip
hepsini hepsini hep kaybettim
şimdi kendimden geri
ne kaldı ne kaldı
kimseler duymadı sadece duvarlar ağladı
düşün düşün hep bir sonraki adımı
bu yüzden unuttum ben yaşamayı
peşin peşin söyledim lafımı
acımadan kannattılar yaralarımı
Dört işlemden ibaret
parmak hesabıyla bütün hayatım
eksildikçe saatler ömrümden artıyor
gelecek telaşım
anlattıkça bölmüşüm umutlarımı
duvarlara çarpa çarpa
Uyandım
Saat üç, dört, beş
bana hiç farketmez
ne zaman çalınsa kalbim
derler ki bir arkadaşa bakıpta çıkacaktık
kalan umutlarımdan birini seçip
hepsini hepsini hep kaybettim
şimdi kendimden geri
ne kaldı ne kaldı
kimseler duymadı sadece duvarlar ağladı
Saat üç, dört, beş
bana hiç farketmez
ne zaman çalınsa kalbim
derler ki bir arkadaşa bakıpta çıkacaktık
kalan umutlarımdan birini seçip
hepsini hepsini hep kaybettim
şimdi kendimden geri
ah ne kaldı ne kaldı
kimseler duymadı sadece duvarlar ağladı
Uyandım
Saat üç, saat dört, saat beş
bana hiç farketmez
ne zaman çalınsa kalbim
derler ki bir arkadaşa bakıpta çıkacaktık
kalan umutlarımdan birini seçip
hepsini hepsini hep kaybettim
şimdi kendimden geri
ne kaldı ne kaldı
kimseler duymadı sadece duvarlar ağladı
GÖZYAŞLARIM DEĞİL ONLAR
Ardına bile bakmadan bu kaçıncı gidişin,
Göz göre göre her halini kabullenişim,
Giydiğim hüküm hasret,
Cezam müebbet mechulü ben faiili sen,
Temize çektiğim telefon defterinde,
Yepyeni bir hayatmıdır beklediğim,
Kendimi kaybettiğim,
Asmalının sokakları kadar dar yüreğim,
Hayır hayır hayır gözyaşlarım değil onlar,
Yokluğunda hayellerim yüzmeyi öğreniyorlar,
Hayır hayır hayır gözyaşlarım değil onlar,
Ellerimdeki kir içim dışım bir,
Gözyaşlarım değil onlar.
DURMA YAĞMUR
zaten ıslağım boğazın ortasında
yaşlarım gizleniyor damlalarında
durma, yağmur durma
cilalanıyor ruhum istanbul sağnağında
damlalar karışmış elmacıklarıma
durma, yağmur durma...
okunmuyor adı artık yıldızlarda
ayrılık yazıyor arkası yarınlarda
sorma bana, sen de onu sorma
sorma, sorma doldur boğaziçini
sen doldur ben içerim efkarımla kana kana
durma, durma doldur boğaziçini
sen doldur ben içerim yalanlara kana kana
durma, canım cayır cayır yanıyor
söndür yalvarırım durma n'olur durma
durma, yağmur durma
sorma, sen de onu sorma
zaten ıslağım boğazın ortasında
yaşlarım gizleniyor damlalarında
durma, yağmur durma
cilalanıyor ruhum istanbul sağnağında
damlalar karışmış elmacıklarıma
durma, yağmur durma...
okunmuyor adı artık yıldızlarda
ayrılık yazıyor arkası yarınlarda
sorma bana, sen de onu sorma
sorma, sorma doldur boğaziçini
sen doldur ben içerim efkarımla kana kana
durma, durma doldur boğaziçini
sen doldur ben içerim yalanlara kana kana
durma, canım cayır cayır yanıyor
söndür yalvarırım durma n'olur durma
durma, yağmur durma
sorma, sen de onu sorma
sorma, sorma doldur boğaziçini
sen doldur ben içerim efkarımla kana kana
durma, durma doldur boğaziçini
sen doldur ben içerim yalanlara kana kana
durma, canım cayır cayır yanıyor
söndür yalvarırım durma n'olur durma
durma, yağmur durma
sorma, sen de onu sorma
KOCA ÇINAR
Yorgunum çok yorgunum
Bana bir el uzat dostum
Kendime yenik düştüm
Sonu yok tutunduğum umudumun
Gördüm Ansızın gördüm
Meğer dunya ne güzelmiş
Kahpelik bizdeymiş
Şimdi beni yaşamak öldürüyor
Belki değiştim
Yediğim darbelerle
Hayallerim küçüldüler
Ben büyüdükçe
En son nefeste sordum kendime
Hey gidi koca çınar
Yoksa sendemi devrildin
Zamandan korkarken
Hepsinin önündemi eğildin
Yorgunum çok yorgunum
Bana bir el uzat dostum
Kendime yenik düştüm
Sonu yok tutunduğum umudumun
Zaten üç kuruşluk aklım
Birde kaç karış havalarda
Tutkudan tutkuya
Gecerken hayat arkamdan çarptı
Belki değiştim
Yediğim darbelerle
Hayallerim küçüldüler
Ben büyüdükçe
En son nefeste sordum kendime
Hey gidi koca cınar
Yoksa sendemi devrildin
Zamandan korkarken
Hepsinin önündemi eğildin
Yorgunum çok yorgun
bir el uzat dostum
kendime yenik düştüm
Kalktım yine yine dönüştüm
Sonu yok tutunduğum umudumun..
GİDENİN DOSTU OLMAZ
kimi acılar içimizden geçer,
kimi anılar üstümüzden...
beni susturur, seni doldurur, bizi arkamızdan vurur...
kimi der "elimin kiri ihanet."
kimi der "ne münasebet."
iyisi mi sen beni azad et;
sen sağ ben selamet...
kolay mı sandın?
kolay olsaydı sen yapardın...
gidenin dostu olmaz derler;
gidiyorum gözün aydın...
kimi sözler birbirine benzer,
kimi sessizlikten beter...
beni kandırır, seni avutur, bizi arkamızdan vurur...
kimi der "elimin kiri ihanet."
kimi der "ne münasebet."
iyisi mi sen beni azad et;
sen sağ ben selamet...
kolay mı sandın?
kolay olsaydı sen yapardın...
gidenin dostu olmaz derler;
gidiyorum gözün aydın...
MÜSAİT BİR YERDE
Öyle bir düşkü bu,
Dogruya yakın gerceğe uzak,
Yolun sonu kara toprak,
Issız bir son durak,
Herbirimizin içinde,
Biraz aşk var,
Biraz yanlızlık olduğu kadar,
Gel sen gelde sinemize dönelim,
Kendi yolumuzu kendimiz cizelim,
Aşka gelince kalpleri durdurup,
Müsait bir yerde inelim,
Öyle bir düşkü bu,
Hayale yakın hayata uzak,
Yolun sonu kara toprak,
Issız bir son durak
Herbirimizin içinde,
Umudu var en az korkuları oldugu kadar,
Gel sen gelde sinemize dönelim,
Kendi yolumuzu kendimiz cizelim,
Aşka gelince kalpleri durdurup,
Musait bir yerde inelim..
SAL SENSİZLİĞİ ÜSTÜME
Biliyorum bu kadarmış ömrüm
Sağım solum önüm ardım bu kadar
Ne bir adresim kalacak
Nede kapımı çalan
Yalanlar beslenirmiş her gidenin ardından
Sorma nereye diye
yolun sonu geldi bile
Yanlızlık demleniyor
İçimde günden güne
Bıktım usandım suyun üstüne
Yazı yazmaktan
Her gidenini ardından
Durma sende sal sensizliğini üstüme
Alıştım zamanla hiç işlenmemiş suçlar üstlenmeye
Durma sende sal sensizliğini üstüme
Alıştım sahibinden az kullanılmış
Kelimeler eskitmeye
SEN GİDİYORSUN
Gidiyor ellerin , gidiyor sesin ,gidiyor nefesim
Ama hepsinden önce sen gidiyorsun
Gidiyor yarınım ,gidiyor evvelim ,yaşamım sebebim gidiyor
Ama hepsinden önce sen gidiyorsun
Kalıyor yastığıma sinmiş kokun
Kalıyor sevişmelerimizin son şahidi
Sen gidiyorsun
Gitmek tüm kalanları yanında götürmekmiş
Ben bilmem ,sen bilirsin elbet
Sen gidiyorsun
Dur! dur! gitme bir bakış borcun var bana son gidişinden
Vur, kır, parcala sen kazan bu aşkı ama
Bırak benim olsun harcanacak son kursunlar
Sen yaz , sen oyna kalan tüm perdeleri ama
Bırak benim olsun bize dair bütün alkışlar
YOLCU YOLUNDA GEREK
Sevmek eskidenmiş güzelim
Sanki yıllar öncesinde kalan aşkımız bir masalmış bir tanem
Düş yerine gerçekmiş yaşanan
Yarınlar bizim için geç artık
Çok geç artık sana dönmek
Hani giderken bana demiştin ya sen
Yolcu yolunda gerek
Sevgi bizim için yok artık
Yok artık bir daha sevmek
Hani giderken bana demiştin ya sen
Yolcu yolunda gerek
Bitti denen yerden başlamak ve gözlerini açmak yeniden
Belki de sevinçle kucaklaşıp
Başlarız kaldığımız yerden
Yarınlar bizim için geç artık
Çok geç artık sana dönmek
Hani giderken bana demiştin ya sen
Yolcu yolunda gerek
Sevgi bizim için yok artık
Yok artık bir daha sevmek
Hani giderken bana demiştin ya sen
Yolcu yolunda gerek...